Küresel baskılar sonuçlarıyla piyasalarda karışık seyir sürüyor

İstanbul, 30 Nisan (Hibya) - Halk Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre, küresel piyasalarda veri akışı ve tahvil faizlerindeki yükseliş öne çıktı.

Küresel baskılar sonuçlarıyla piyasalarda karışık seyir sürüyor

ABD’de Mart ayı dayanıklı mal siparişleri aylık bazda yüzde 0,8 artışla beklentilerin üzerinde açıklanırken, Almanya’da Nisan ayı TÜFE yıllık bazda yüzde 2,9 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Açıklanan verilerin ardından tahvil piyasalarında satıcılı seyir devam ettiği kaydedildi.Değerlendirmeye göre ABD 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,39’a, Almanya 10 yıllık tahvil faizi ise 2 baz puan artışla yüzde 3,09 seviyesine yükseldi.Türkiye’nin 5 yıllık Dolar cinsi CDS risk primi 7 baz puan artışla 253 baz puan seviyesine çıkarken, Kasım 2036 vadeli 10 yıllık Eurobond faizi 7 baz puan artışla yüzde 7,21 seviyesine yükseldi.Döviz piyasalarında ise majör para birimlerinin büyük bölümü ABD Doları karşısında değer kaybettiği aktarıldı. Dolar Endeksi 98,831 seviyesine yükselirken, Euro/Dolar paritesi 1,1689 seviyesine geriledi. Dolar/TL spot kuru 45,06 seviyesinden işlem gördü.Yurt içinde TL tahvillerde de satıcılı seyir izlendi. İki yıllık gösterge tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 40,91’e, 10 yıllık gösterge tahvil faizi ise 26 baz puan artışla yüzde 34,19 seviyesine yükseldi. Borsa İstanbul Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem hacmi 12,2 milyar TL seviyesine gerilediği ifade edildi.

Yurt İçi Haberler

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile işsizlik sigortası kapsamında devlet katkı payının yüzde 1 seviyesinden yüzde 0,5 seviyesine düşürüldüğü aktarıldı. Düzenlemenin, yayım tarihini takip eden ay başında yürürlüğe gireceği ve uygulamaya ilişkin yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanlığı tarafından sürdürüleceği ifade edildi.Ayrıca, yurt dışı iştirak kazançlarına yönelik vergi avantajlarının genişletildiği kaydedildi. En az yüzde 20 sermaye payına sahip olunan yurt dışı iştiraklerden elde edilen gelirler için indirim oranının yüzde 100’e kadar çıkarıldığı, kurumlar vergisi tarafında ise istisna oranının yüzde 80 olarak belirlendiği aktarıldı.Düzenlemenin 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği ifade edilirken, uygulamaya ilişkin detayların Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüleceği kaydedildi.

Yurt Dışı Haberler 

Avrupa Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklamada, İran savaşı kaynaklı enerji ve tedarik şoklarının Avrupa ekonomisi üzerindeki etkilerinin kısa vadeyle sınırlı kalmayabileceği, etkilerin aylar hatta yıllar boyunca hissedilebileceğinin vurgulandığı aktarıldı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların petrol ve doğalgaz fiyatlarını yüksek seviyelerde tutmaya devam ettiği ifade edildi.Bu çerçevede Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, ABD–İran geriliminin sürmesi ve enerji akışına ilişkin belirsizliklerin devam etmesiyle yaklaşık yüzde 7,5 artış kaydettiği ve 19 Mart’tan bu yana en sert günlük yükselişini gerçekleştirdiği kaydedildi. Hollanda merkezli TTF piyasasında mayıs vadeli kontratların 46,85 euro/MWh seviyesine yükseldiği aktarıldı.TTF’deki yükselişin artan LNG arz riskleri ve jeopolitik baskılarla desteklendiği ifade edilirken, Avrupa Birliği’nin yükselen enerji maliyetleri nedeniyle fosil yakıt ithalatına ek milyarlarca euro ayırmak zorunda kaldığı belirtildi. Jet yakıtı ve gübre gibi kritik girdilerde arz riskinin arttığı, bu süreçte hükümetlerin destek paketlerini devreye aldığı kaydedildi. Ancak politika yapıcılar arasında daha agresif adımlar ile kademeli yaklaşım konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğü ifade edildi.

Pentagon yetkililerinden aktarılan bilgilere göre, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının toplam maliyetinin 25 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. Harcamaların büyük bölümünü mühimmat giderlerinin oluşturduğu kaydedildi.Donald Trump yönetimi altında yürütülen operasyonların ekonomik etkilerinin arttığı belirtilirken, enerji arzındaki aksaklıklar nedeniyle benzin ve tarımsal girdi fiyatlarında yaşanan yükselişin iç piyasada enflasyonist baskıları güçlendirdiği aktarıldı. Bu durumun siyasi alana da yansıdığı, kamuoyu desteğinde zayıflama görüldüğü ve yaklaşan ara seçimler öncesinde savaşın maliyetinin iç politika tartışmalarında daha belirgin hale geldiği ifade edildi.

 Kremlin tarafından yapılan açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC+’tan ayrılma kararına rağmen Rusya’nın mevcut üretim koordinasyon mekanizmasında kalmaya devam edeceğinin belirtildiği aktarıldı. Bu yapının küresel petrol piyasalarında oynaklığı sınırlamada kritik rol oynadığı vurgulandı.Rusya Maliye Bakanı tarafından yapılan değerlendirmede ise BAE’nin daha esnek üretim politikalarına yönelmesinin orta vadede arz artışı üzerinden petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği ifade edildi. OPEC+ içinde koordinasyonun zayıflaması halinde enerji fiyatlarında daha sert dalgalanmaların görülebileceği uyarısında bulunulduğu kaydedildi.Genel çerçevede Moskova’nın, hem OPEC hem de OPEC+ mekanizmasının özellikle mevcut jeopolitik gerilimler ve arz şokları ortamında küresel enerji piyasalarına istikrar sağladığını savunduğu aktarıldı.

Garanti Bankası (GARAN, Pozitif) için yayımlanan değerlendirmede, Garanti BBVA’nın 2026 yılının ilk çeyreğinde 33,3 milyar TL solo net kar açıkladığı ve bunun çeyreksel bazda yüzde 25, yıllık bazda yüzde 32 artışa işaret ettiği ifade edildi. Açıklanan sonuçların hem 31,80 milyar TL seviyesindeki kurum beklentisinin hem de 30,84 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. Karlılığı destekleyen ana unsurlar arasında ticari kar kalemindeki belirgin artış ile birlikte net faiz gelirleri ve komisyon gelirlerindeki dirençli seyrin öne çıktığı kaydedildi. Özkaynak karlılığının yüzde 30,2 seviyesinde korunduğu ifade edilirken, önceki dönemlerde bu oranın 4Ç25’te yüzde 29,1 ve 1Ç25’te yüzde 30,5 seviyesinde bulunduğu hatırlatıldı. Swap dahil net faiz marjının çeyreksel bazda 10 baz puan artışla yüzde 6,2 seviyesine yükseldiği, bu artışın kredi-mevduat makasındaki genişlemeden kaynaklandığı ifade edildi. Buna karşın TÜFE’ye endeksli menkul kıymet gelirlerindeki çeyreksel yüzde 48 ve yıllık yüzde 27 düşüşün marj üzerinde baskı oluşturduğu aktarıldı. Bankanın enflasyon varsayımının yüzde 23 seviyesinde bulunduğu, gerçekleşen enflasyonun ise yüzde 28,5 civarında olması nedeniyle yılın geri kalanına yönelik ek katkı potansiyeli oluşabileceği kaydedildi. Ticari kar kaleminin swap ve kredi riski etkileri hariç çeyreksel yüzde 133 ve yıllık yüzde 85 artışla 5,7 milyar TL seviyesine yükseldiği ifade edildi. Net ücret ve komisyon gelirlerinin yıllık yüzde 40 artışla 41,6 milyar TL’ye ulaştığı, operasyonel giderlerin çeyreksel yüzde 13 ve yıllık yüzde 58 arttığı aktarıldı. Komisyon gelirleri ile operasyonel giderler oranının yüzde 86 seviyesinde güçlü seyrini koruduğu ifade edildi. Kredi tarafında TL kredilerin çeyreksel yüzde 8 arttığı, yabancı para kredilerin ise dolar bazında yatay seyrettiği kaydedildi. TL vadesiz mevduatların çeyreksel yüzde 4 azalışla 270 milyar TL seviyesine gerilediği ancak bu düşüşün teknik olduğu ve ortalama bazda büyümenin sürdüğü ifade edildi. Aktif kalite tarafında takipteki kredi oranının yüzde 3,5 seviyesinden yüzde 3,7 seviyesine yükseldiği, aşama 2 kredilerin payının yüzde 11’den yüzde 12’ye çıktığı aktarıldı. NPL karşılama oranının yüzde 62,9 seviyesine yükseldiği, aşama 2 karşılık oranının ise yüzde 7,4 seviyesine gerilediği ifade edildi. Banka tarafından bu dönemde kur etkisinden arındırılmış 13,7 milyar TL net beklenen zarar karşılığı ayrıldığı, kredi riski maliyetinin ise yıllık bazda 162 baz puandan 235 baz puana yükseldiği kaydedildi.
 
Türk Hava Yolları (THYAO, Sınırlı Pozitif) Şirketin, 1Ç26’da net satış gelirlerinin hem kurum hem piyasa beklentisine yakın şekilde yıllık bazda yüzde 46 artışla 257.961 mn TL (5.917 mn USD) seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı. Toplam yolcu gelirlerinin 205.368 mn TL (4.712 mn USD) ile yıllık bazda yüzde 44,6, kargo gelirlerinin ise 43.094 mn TL (987 mn USD) ile yıllık bazda yüzde 56,1 artış gösterdiği ifade edildi. Düşük sezona rağmen yolcu sayısı ve kargo hacmindeki artış ile birim gelirlerdeki iyileşmenin cironun güçlü seyrini desteklediği bildirildi. Şirketin FAVÖK’ünün 1Ç26’da yıllık bazda yüzde 109,1 artışla 21.261 mn TL’ye yükseldiği, FAVÖK marjının ise yıllık bazda 2,5 puan artışla yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı. FAVÖK’ün kurum beklentisi olan 20.792 mn TL’nin yüzde 2,3 üzerinde, piyasa beklentisinin ise yüzde 19,3 altında gerçekleştiği kaydedildi. 1Ç26’da Türk Hava Yolları’nın 9.915 mn TL net kar açıkladığı ifade edildi. Kurum beklentisinin 6.434 mn TL, piyasa ortalama beklentisinin ise 6.512 mn TL seviyesinde olduğu belirtilirken, geçen yılın aynı döneminde 1.818 mn TL net zarar kaydedildiği aktarıldı. Net karda, net finansman gideri ve vergi kalemlerindeki farklılıkların etkili olduğu ifade edildi.
 
Yapı Kredi (YKBNK, Pozitif), Yapı Kredi’nin 2026 yılının ilk çeyreğinde 20,3 milyar TL solo net kar açıkladığı, bunun çeyreksel bazda yüzde 119, yıllık bazda yüzde 77,7 artışa işaret ettiği ve sonuçların hem kurum beklentisi olan 18,70 milyar TL’nin hem de piyasa beklentisi olan 17,66 milyar TL’nin üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. Karlılığı destekleyen unsurlar arasında net faiz gelirlerindeki güçlü artış, mevduat dışı fonlama maliyetlerindeki belirgin iyileşme ve 10,54 milyar TL seviyesindeki ticari kar katkısının öne çıktığı ifade edildi. Net faiz gelirlerinin yıllık yüzde 104,7 artışla 53,6 milyar TL’ye yükseldiği, swap dahil net faiz marjının çeyreksel bazda 44 baz puan artışla yüzde 3,56 seviyesine ulaştığı kaydedildi. TL kredi-mevduat makasındaki iyileşmenin sürdüğü, TÜFE’ye endeksli menkul kıymetlerde sınırlı gerileme izlendiği bildirildi. Özkaynak karlılığının yüzde 23,3’ten yüzde 30,8’e yükseldiği aktarıldı. Net ücret ve komisyon gelirlerinin yıllık yüzde 33,1 artışla 30,3 milyar TL’ye ulaştığı, çeyreksel bazda yataya yakın seyrettiği ifade edilirken, operasyonel giderlerin çeyreksel yüzde 5,2 gerilediği ve komisyon gelirleri/operasyonel giderler rasyosunun yüzde 89,5 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi. Toplam kredilerin çeyreksel yüzde 6,3 artışla 1,82 trilyon TL’ye yükseldiği, büyümede TL kredilerin yüzde 6 artışla ana sürükleyici olduğu, YP kredilerin ise dolar bazında yüzde 2 arttığı aktarıldı. Toplam mevduat hacminin çeyreksel yüzde 3,2 ve yıllık yüzde 30 artışla 1,84 trilyon TL’ye ulaştığı, vadesiz mevduatın payının yüzde 49,8’e yükselerek fonlama maliyetlerini sınırlamaya devam ettiği ifade edildi. Sermaye tarafında CET1 oranının yüzde 9,7 seviyesine gerilediği, toplam sermaye yeterlilik rasyosunun ise yüzde 15,6 ile güçlü görünümünü koruduğu kaydedildi. Bankanın 2026 yılı beklentilerini koruduğu, TL kredi büyümesini yüzde 30, YP kredi büyümesini düşük tek haneli seviyelerde öngörmeye devam ettiği, net faiz marjında 100 baz puan üzerinde iyileşme hedeflendiği, risk maliyetinin 150-175 baz puan bandında korunduğu ve maddi özkaynak karlılığı için orta yüzde 20’li seviyelerin üzerinin hedeflendiği aktarıldı.
 
Anadolu Efes (AEFES, Pozitif), Şirket Efes’in, yüksek büyüme potansiyeli sunan pazarlarda konumunu güçlendirmeye yönelik lokalizasyon stratejisi kapsamında Özbekistan’da ana bira markalarının yerel üretimine ilişkin bir toll-fill anlaşması imzaladığı aktarıldı. Üretim öncesinde süreçlerin şirketin kalite ve operasyonel standartlarıyla tam uyumlu hale getirilmesi amacıyla gerekli teknik hazırlıkların tamamlanmasının planlandığı ifade edildi. Söz konusu faaliyetlerin Efes Breweries International B.V.’nin yüzde 100 iştiraki olarak kurulan Efes Tashkent FE LLC aracılığıyla yürütüleceği ve şirketin Özbekistan’daki üretim, satış ve dağıtım operasyonlarından sorumlu olacağı bildirildi. Ticari faaliyetlerin 2026 yılının ikinci çeyreğinde, teknik hazırlıkların tamamlanmasını takiben başlamasının öngörüldüğü kaydedildi. Bu doğrultuda yerel üretimin 2026 yılı bira hacimleri üzerindeki katkısının sınırlı kalmasının beklendiği ifade edildi.
 
Otokar (OTKAR, Nötr), Otokar’ın, 27 Ocak 2026 tarihli özel durum açıklamasıyla duyurduğu mutabakat zaptını takiben Romanya’da savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Automecanica S.A.’nın yüzde 96,77’sini temsil eden payların devralınması amacıyla pay sahipleri Andrei Scobioala ve Automecanica SKB Property SRL ile pay alım satım sözleşmesi imzaladığı aktarıldı. Pay alım bedelinin 87,8 milyon euro şirket değeri üzerinden, kapanışta net borç ve işletme sermayesi düzeltmelerine tabi tutulmasıyla bulunacak tutarın yüzde 96,77’si olarak hesaplanacağı ve edinilecek paylar için tutarın yaklaşık 85 milyon euroya denk geldiği ifade edildi. Açıklamada 5 milyon euronun mutabakat zaptı tarihinde, 5 milyon euronun ise sözleşme imzasıyla satıcılara ödendiği, satıcıların yükümlülüklerine teminat oluşturmak üzere Otokar nezdinde tutulacak 25 milyon euronun kapanışı takip eden üç yıl içinde taksitler halinde ödeneceği bildirildi. Satıcıların teminat mektubu sunması halinde bu tutara denk gelen kısmın serbest bırakılacağı aktarıldı. İşlemin kapanışının Romanya rekabet kurulu ve doğrudan yabancı yatırım otoritelerinden izinlerin alınması dahil belirli koşullara bağlı olduğu ifade edildi. Kapanışın imza tarihini takip eden üç ay içinde gerçekleşmemesi halinde sürenin üç ay daha uzatılabileceği, uzatılmaması veya uzatılan sürede koşulların sağlanamaması durumunda sözleşmenin feshedilebileceği kaydedildi. Automecanica’nın Romanya’da altyapı, üretim tesisleri ve lisanslara sahip olması nedeniyle Romanya 4x4 taktik tekerlekli hafif zırhlı araç alımı ihalesi kapsamındaki faaliyetlerin Otokar’ın bağlı ortaklığı haline gelecek şirket üzerinden yürütülmesinin hedeflendiği ifade edildi.
 
Türk Traktör (TTRAK, Negatif), 1Ç26’da Türk Traktör’ün konsolide satış gelirlerinin, satış hacmindeki daralmaya bağlı olarak yıllık bazda yüzde 39,6 düşüşle 10,06 mlr TL seviyesinde gerçekleştiği, sonuçların kurum beklentisi ve ortalama piyasa beklentisi ile uyumlu olduğu aktarıldı. Bu dönemde ihracatların satış gelirleri içerisindeki payının yıllık bazda 22,1 puan artışla yüzde 39,6’ya yükseldiği ifade edildi. Operasyonel giderlerde yıllık bazda yüzde 5,3 düşüş kaydedilmesine karşın, brüt karlılıktaki yüzde 68,5’lik gerileme nedeniyle FAVÖK’ün yıllık bazda yüzde 98 düşüşle 26 mn TL seviyesine gerilediği bildirildi. Açıklanan FAVÖK’ün kurum beklentisinin ve ortalama piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleştiği kaydedildi. FAVÖK marjının yıllık bazda 7,5 puan düşüşle yüzde 0,3 seviyesine gerilediği ifade edildi. Amortisman giderlerinin yıllık bazda yüzde 10 artışla 888,51 mn TL seviyesine yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin FAVÖK sapmasında etkili olduğu aktarıldı. Net kar tarafında, şirketin 1Ç25 döneminde 309 mn TL net kar açıkladığı, 1Ç26 döneminde ise 1,28 mlr TL net zarar kaydettiği bildirildi. Net zarar rakamının kurum beklentisi ve piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleştiği ifade edilirken, sapmanın ertelenmiş vergi giderlerinden kaynaklandığı aktarıldı. Net borcun 1Ç25’te 3,54 mlr TL seviyesinden 1Ç26’da 9,20 mlr TL’ye yükseldiği kaydedildi. Net finansal giderlerin yıllık bazda yüzde 26,2 artışla 949 mn TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. Finansalların karlılıkta zayıflama ve borçlulukta artışa işaret etmesi nedeniyle hisse performansına etkisinin negatif olarak değerlendirildiği bildirildi.
 
Çimsa (CIMSA, Sınırlı Pozitif), Çimsa’nın 1Ç26’da beklentimiz olan 608 mn TL ve piyasa ortalama beklentisi olan 557 mn TL’nin üzerinde 641 mn TL ana ortaklık net kar kaydettiği (1Ç25: 355 mn TL) ifade edildi. 1Ç26’da sınırlı da olsa iyileşme gösteren FAVÖK performansına ek olarak yıllık bazda azalan finansman giderleri ve 1.240 mn TL’lik parasal kazanç kaleminin karlılık performansını desteklediği aktarıldı. Buna karşın 438 mn TL’lik ertelenmiş vergi giderinin net kar üzerinde baskı yarattığı kaydedildi. Konsolide FAVÖK’ün 1Ç26’da yenilenebilir enerji yatırımları, artan alternatif yakıt kullanımı ve proaktif riskten korunma uygulamalarıyla sağlanan operasyonel verimlilik sayesinde yıllık bazda yüzde 2,7 artarak 1.470 mn TL’ye yükseldiği, FAVÖK marjının ise yıllık 0,4 puan iyileşerek yüzde 12,6 seviyesinde gerçekleştiği bildirildi. Mart 2026 itibarıyla Çimsa’nın konsolide net borcunun 22.034 milyon TL seviyesinde gerçekleştiği, kaldıraç oranının ise 2,42x seviyesinde olduğu ifade edildi. Ciro ve operasyonel karlılık beklentileri karşılasa da, beklentilerin üzerinde gerçekleşen net kar nedeniyle ilk çeyrek finansal sonuçlarının hisse performansına etkisinin sınırlı pozitif olarak değerlendirildiği aktarıldı.
 
Akçansa (AKCNS, Nötr), Akçansa’nın 1Ç26’da beklentimiz olan 304 mn TL net zarar tahminine yakın, piyasa ortalama beklentisi olan 263 mn TL net zarardan ise daha yüksek 324 mn TL net zarar açıkladığı aktarıldı. Net zarardaki sapmada, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha güçlü FAVÖK performansına rağmen yasal defterlerde enflasyon muhasebesinin uygulanmamasına ilişkin vergi mevzuatı değişikliğinin yarattığı yüksek tutarlı ertelenmiş vergi etkisinin belirleyici olduğu ifade edildi. Bu dönemde 274 mn TL vergi gideri kaydedildiği bildirildi. Operasyonel tarafta ise iyileşen satış portföyü, daha düşük enerji maliyetleri ve disiplinli maliyet yönetiminin katkısıyla 1Ç26’da yıllık bazda 3,3 puan artışla yüzde 7,7 FAVÖK marjına ulaşıldığı ve FAVÖK’ün yıllık yüzde 77 artışla 431 mn TL seviyesine yükseldiği kaydedildi. Genel olarak beklentilerle uyumlu operasyonel performansa karşın net zarar nedeniyle ilk çeyrek finansal sonuçlarının hisse performansına etkisinin nötr olarak değerlendirildiği ifade edildi.
  Hibya Haber Ajansı